Erverdi, NejatYaman, Melisa Alkan2026-04-212026-04-212025https://hdl.handle.net/123456789/9006https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=KOgdn9H3uVnWeb15j2W4h3A4aJoLXE3GNynkmDdY0YmDfzgC_a6dfp9mTFyS8DiAThe aim of this study is to investigate the relationship between gingival phenotype and the width of keratinized gingiva in relation to the sagittal and vertical dimensions of craniofacial morphology. Data was obtained from individuals who had not yet undergone orthodontic treatment. The participants ranged in age from 11 to 43 years, with a mean age of 17.26 ± 5.73 years. Of the 53 individuals included in the study, 39 were females (73.6%) and 14 were males (26.4%). A total of 636 teeth were analyzed. The gingival phenotype, keratinized gingival width, and attached gingival width of the maxillary and mandibular anterior teeth were evaluated using a periodontal probe and a Colorvue Biotype probe. Inclusion criteria were the absence of systemic diseases, erupted permanent maxillary and mandibular incisors and canines, absence of restorations or missing teeth in the anterior regions, no history of previous orthodontic treatment, absence of severe crowding and non-smoking status. Participants were classified into sagittal skeletal Class I, II, and III based on ANB, maxillary depth, and Wits appraisal using lateral cephalomatric analysis; vertical growth patterns were categorized as vertical, normal or horizontal using GoMe-SN and the sum of posterior angles. Maxillary and mandibular incisor angulations (U1-SN, IMPA) were also measured. Results showed there was a significant difference in the distribution of gingival phenotypes among sagittal skeletal classes, particularly in the maxillary canines. Individuals with Class II malocclusion had a significantly higher prevalence of thin gingival phenotype compared to those with Class I and Class III. However, no significant differences were observed in keratinized gingival width and attached gingival width among skeletal classes. A significant difference was also found in the distribution of gingival phenotype among growth patterns. Individuals with normal or sagittal growth patterns showed a significantly higher prevalence of thick gingival phenotype compared to those with vertical growth patterns. Additionally, individuals with vertical growth patterns had significantly higher mean keratinized gingival width and attached gingival width values than those with sagittal growth patterns. Females showed a significantly higher prevalence of thin gingival phenotype compared to males.Bu çalışmanın amacı, diş eti fenotipi ve keratinize diş eti genişliği ile kraniyofasiyal morfolojinin sagittal ve vertikal boyutları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Ortodontik tedavi öncesi alınan kayıtlarından elde edilen veriler bu çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcıların yaşları 11 ile 43 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 17.26±5.73 yıldır. Çalışmaya 39'u (%73.6) kadın ve 14'ü (%26.4) erkek olmak üzere toplam 53 birey ve bu bireylerin 636 dişi dahil edilmiştir. Maksiller ve mandibular anterior dişlerin diş eti fenotipi, keratinize diş eti kalınlığı ve yapışık diş eti kalınlığı periodontal sond ve Colorvue Biotype sondları kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmaya dahil edilen bireylerin sistemik olarak sağlıklı olmalarına, alt ve üst daimi keser ve kanin dişlerinin sürmüş olmasına, üst ve alt ön bölgede diş eksikliğinin bulunmamasına, bu bölgelerde restorasyon bulunmamasına, daha önce ortodontik tedavi görmemiş olmalarına, anterior bölgede şiddetli çapraşıklığın bulunmamasına ve sigara kullanmamalarına dikkat edilmiştir. Bireyler, lateral sefalometrik analizlerden ANB, maksiller derinlik ve Wits analizi kullanılarak iskeletsel Sınıf I, II ve III olarak; GoMe-SN ve iç açılar toplamı kullanılarak büyüme paternine göre dik yön, normal ve sagittal yön olarak gruplandırılmıştır. Ayrıca, maksiller ve mandibular keser açı değerleri (U1-SN, IMPA) de ölçülmüştür. İstatistiksel analiz sonuçlarına göre, üst kaninlerde sagittal sınıflar arasında diş eti fenotiplerinin dağılımları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık vardı. Sınıf II bireylerde ince diş eti fenotipinin görülme oranı, Sınıf I ve Sınıf III bireylerden anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur. Ancak, sagittal sınıflar arasında keratinize diş eti kalınlığı (KDG) ve yapışık diş eti kalınlığı (YDG) açısından anlamlı bir fark yoktur. Büyüme paternleri arasında diş eti fenotiplerinin dağılımları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı. Normal ve sagittal yön büyüme paternine sahip bireylerde kalın diş eti fenotipi görülme oranı, vertikal büyüme paterni gösteren bireylere kıyasla anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur. Dik yön büyüme paternine sahip bireylerde KDG ve YDG ortalamaları, sagittal yön büyüme paterni olan bireylerden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Kadınlarda diş eti fenotipinin ince görülme oranı, erkeklerden anlamlı şekilde yüksekti.trDiş HekimliğiDentistryDiş eti fenotipi ve kalınlığının çeşitli maloklüzyon ve vertikal büyüme paternleri ile arasındaki ilişkinin değerlendirilmesiEvaluation of the Relationship between Gingival Phenotype and Thickness with Different Malocclusions and Vertical Growth PatternsDoctoral Thesis