Şeker, Nuriye Nida ÇelebiDemirci, Cemre2026-01-152026-01-1520252146-76922146-905910.20488/sanattasarim.1827785https://doi.org/10.20488/sanattasarim.1827785https://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/1364550/mekan-tasariminda-goz-merkezci-ve-coklu-duyusal-yaklasimlar-korluk-uzerinden-bir-degerlendirmehttps://hdl.handle.net/20.500.14517/8743Göz merkezci tasarım yaklaşımları, görmenin algı üzerindeki üstünlüğü fikrini desteklerken, diğer duyuların mekân deneyimindeki rollerini göz ardı edebilmektedir. Ancak farklı yeterliliklere ve algı yapılarına sahip bireyler için kapsayıcı bir biçimde tasarlanması gereken mekânlar, bu anlayış dolayısıyla görsel algıyı merkeze alarak, görmeyen bireyler için erişilebilirlik ve kullanılabilirlik açısından önemli zorluklar doğurabilir. Çalışma, görsel algının egemenliğinin arttığı bir dünyada, görmeyen bireylerin mekân algısının yetersiz kaldığı varsayımı üzerine dayanmaktadır. Makalede değinilen çalışmalar, göz merkezci tasarım yaklaşımının görmeyen bireyler için mekânların anlaşılmasını zorlaştırdığı gibi, gören bireylerin de mekânı algılama yetilerini sınırladığını göstermektedir. Bu çalışma, duyusal mekân tasarımının yalnızca görmeyen bireylerin değil, tüm kullanıcıların mekân deneyimlerini derinleştirip zenginleştirebileceğini ve topluma daha kapsayıcı, bütüncül bir tasarım yaklaşımı sunma potansiyeline sahip olduğunu öne sürmektedir. Çalışma kapsamında, göz merkezci tasarım anlayışının tarihsel ve teorik temelleri incelenmiş, bu yaklaşımın sınırlılıkları ve görmeyen bireylerin mekân algısı üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sırasında, görmeyen bireylerin mekân algısının göz merkezci tasarım anlayışı çerçevesinde nasıl şekillendiği belirli çalışmalara dayandırılarak incelenmiş ve bu bireylerin mekânsal deneyimlerinde karşılaştıkları zorluklar betimsel yöntemle ortaya konmuştur. Araştırmanın temel argümanı, görmeye dayalı tasarım anlayışının yalnızca görmeyen bireyler için değil, gören bireyler için de mekân algısını sınırladığı yönündedir. Bu bağlamda, duyusal mekân tasarımının alternatif bir yaklaşım olarak sunduğu olanaklar analiz edilmiş ve çoklu duyusal algının mekânın anlaşılmasını nasıl pozitif yönde etkilediği tartışılmıştır. Seçilen her örnek, bir duyu organına baskın olarak hitap eden mekânlardan olup, mekânların tasarımındaki duyusal öncelikleri nasıl şekillendiğini ve tasarımların kullanıcı üzerindeki etkilerini algılamayı amaçlamaktadır. Her mekân, belirli bir duyunun algıyı ön plana çıkardığı bir ortam olarak ele alınmış, böylece görme, işitme, dokunma, koklama ve tatma duyularının mekânla olan ilişkisi ve dinamiği incelenmiştir. Bu yaklaşım, göz-merkezci tasarım anlayışının ötesine geçerek, mekânların çok duyulu bir deneyim sunmasının önemini vurgulamaktadır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden betimsel model kullanılmış olup, var olan örnekler üzerinden bulguların yorumlanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Bulgular, göz merkezci tasarımın bireylerin mekânsal algısını sınırladığını ve çoklu duyusal tasarımın hem gören hem de görmeyen bireyler için mekânsal deneyimi daha bütüncül hale getirdiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, çalışma göz merkezci tasarım anlayışının ötesine geçerek, mekânların duyusal bileşenlerle zenginleştirilmesinin erişilebilirlik ve kapsayıcılık açısından kritik olduğunu vurgulamaktadır. Sonuç olarak, mekânsal tasarımın yalnızca görsel değil, çoklu duyusal etkileşimleri içerecek şekilde ele alınması gerektiği ve bu yaklaşımın görmeyen bireyler için erişilebilirliği artırırken, gören bireyler için de daha derin bir mekânsal deneyim sunduğu belirlenmiştir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessMekân Tasarımında Göz Merkezci ve Çoklu Duyusal Yaklaşımlar: Körlük Üzerinden Bir DeğerlendirmeArticleN/AN/A1527627951364550