Sapancı, AhmetPöge, Öykü Nur2026-02-152026-02-152025https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=CtwiQkYvArAb95Ufpfs_vojO7X7OHN4N5s69J9NpTQs53lQemSACKyckAwB1cexrhttps://hdl.handle.net/20.500.14517/8824Mevcut çalışmada sosyal medya bağımlılığı ve dürtüselliğin yeme bozukluğuna olan yordayıcı etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca yeme bozukluğunun sosyo-demografik özelliklere göre değişimleri incelenmiş ve değişkenler arasındaki korelasyon ilişkilerine bakılmıştır. Çalışmanın örneklemi 18 yaşından büyük ve en az bir sosyal medya hesabı olan 370 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmaki katılımcılara sırasıyla Demografik Bilgi Formu, Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği, Barratt Dürtüsellik Ölçeği Kısa Formu, Yeme Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği – Kısa Formu uygulanmıştır. Toplanan veriler IBM SPSS 27.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda kendini fazla kilolu ya da obez olarak algılayan katılımcıların, kendini zayıf ve normal kilolu olarak algılayanlara göre yeme bozukluğu puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Daha önceden psikiyatrik tanısı olan katılımcıların yeme bozukluğunun arınma boyutunda daha az puan aldığı bulunmuştur. Günlük sosyal medya ekran süresine göre katılımcıların yeme bozukluğu boyutlarındaki ortalama puanları farklılık göstermiştir. Korelasyon analizleri sonucunda dürtüsellik puanları arttıkça sosyal medya bağımlılığı ve yeme bozukluğu puanlarının arttığı, sosyal medya bağımlılığı puanları arttığında ise yeme bozukluğu puanlarının arttığı saptanmıştır. Ayrıca yaş ile dürtüsellik arasında düşük ve negatif yönlü, beden kitle indeksi ile yeme bozukluğu arasında düşük ve pozitif yönlü anlamlı ilişkiler gözlemlenmiştir. Hiyerarşik regresyon analizinde beden kitle indeksi, vücut ağırlığını algılama durumu ve sosyal medya ekran süresi kontrol değişkeni olarak belirlenmiş, ardından modele bağımsız değişkenler dürtüsellik ve sosyal medya bağımlılığı eklenmiştir. Modele göre vücut ağırlığını algılama durumu, yeme bozukluğu boyutlarını pozitif ve anlamlı yönde yordayan tek kontrol değişkenidir. Bağımsız değişkenlerin eklenmesiyle yeme bozukluğu boyutlarının açıklanma düzeylerinin arttığı görülmüştür. Çalışmadan elde edilen bulgular kuramsal çerçeve doğrultusunda tartışılmıştır. Ardından çalışmanın sınırlılıkları ve güçlü yönleri değerlendirilerek gelecek çalışmalar için araştırmacılara; yeme bozukluğunun klinik tablosuna yeni bir bakış için ise profesyonellere önerilere yer verilmiştir.The current study aimed to examine the predictive effects of social media addiction and impulsivity on eating disorders. In addition, changes in eating disorders according to socio-demographic characteristics were examined and correlation relationships between variables were analyzed. The sample of the study consisted of 370 university students who were older than 18 years and had at least one social media account. Demographic Information Form, Social Media Addiction Scale, Barratt Impulsivity Scale Short Form, Eating Disorder Rating Scale - Short Form were applied to the participants respectively. The collected data were analyzed with IBM SPSS 27.0 package program. Independent sample t-test, one-way analysis of variance (ANOVA), Pearson correlation analysis and hierarchical regression analysis were used to examine the data. As a result of the study, it was observed that participants who perceived themselves as overweight or obese had higher eating disorder scores than those who perceived themselves as underweight and normal weight. It was found that participants with a previous psychiatric diagnosis scored lower in the purging subscale of eating disorder. Participants' mean scores in the eating disorder subscales differed according to daily social media screen time. As the result of correlation, it was observed as impulsivity scores increased, social media addiction scores and eating disorder scores increased. As social media addiction scores increased, eating disorder scores increased. Moreover, a weak negative relationship was found between age and impulsivity, and a weak positive relationship between body mass index and eating disorder. In hierarchical regression analysis, body mass index, social media addiction, perceived body weight and daily social media screen time were determined as control variables, after then, impulsivity and social media addiction were added as independent variables to the model. According to the model, perceived body weight was the only control variable which significantly predicted eating disorder subscales positively. It was observed the increase in the explanation degree of eating disorder subscales after the addition of the independent variables. The findings of the current study were discussed in accordance with the literature. The limitations and strong aspects of the current study were also evaluated. The propositions were included for the future researchers and the professionals to bring a new perspective to the clinical picture of eating disorders.trPsikolojiPsychologyÜniversite Öğrencilerinde Yeme Bozukluklarının Yordayıcıları Olarak Sosyal Medya Bağımlılığı ve Dürtüselliğin İncelenmesiSocial Media Addiction and Impulsivity as Predictors of Eating Disorders in University StudentsMaster Thesis