Osmanlı Devleti’nden Erken Türkiye Cumhuriyeti’ne İstanbul’da Kızıl Hastalığı Üzerine Bir İnceleme (1880-1930)

dc.contributor.author Erkmen, Osman
dc.contributor.author Erkmen, Ayşe
dc.contributor.author Tüzün, Nevim
dc.date.accessioned 2026-01-15T15:14:28Z
dc.date.available 2026-01-15T15:14:28Z
dc.date.issued 2025
dc.department Okan University en_US
dc.department-temp İstanbul Okan Üniversitesi,Gaziantep Üniversitesi,Ardahan Üniversitesi en_US
dc.description.abstract Kızıl hastalığı, son birkaç yüzyılda tanımı ve tedavisi açısından önemli ölçüde gelişme gösteren bulaşıcı bir hastalıktır. Epidemik salgın halini 17. yüzyıl başlarında aldığı belirlenen kızıl hastalığı, zamanla küresel nüfusta oldukça yaygın ve yüksek ölüm oranlarıyla kendini göstermiştir. İstanbul’da kızıl hastalığının yaygınlığı ile ilgili literatürde araştırmalara rastlanmamış ve bu konuyla ilgili arşiv belgeleri de araştırılmamıştır. Araştırmada kızıl hastalığının İstanbul’da Osmanlı ve Erken Türkiye Cumhuriyeti toplumunu nasıl etkilediği, kızıl hastalığı yaygınlığının ve hastalığın kontrolüne yönelik alınan tedbirlerin neler olduğu sorularına cevap bulunmaya çalışılmıştır. Kapsamlı bir literatür çalışması yapılmıştır. Sonrasında 1880-1930 yılları arasında Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinde İstanbul’da kızıl hastalığı ile ilgili arşiv taraması yapılmıştır. Tarama sonucunda Osmanlı Arşivi’nden 70 adet, Cumhuriyet Arşivi’nden ise 9 adet belge tespit edilmiştir. İncelenen belgelerde kızıl hastalığının İstanbul’un birçok yerleşim yerinde ve okullarda yaygın olarak görüldüğü tespit edilmiştir. Osmanlı Devleti’nde İstanbul’da belirlenen kızıl hastalığı sayısı 350 olup, bunlardan 39 (%11,1)'u ölmüştür. Erken Türkiye Cumhuriyeti döneminde kızıl hastalığı sayısı 8 olarak belirlenmiş olup bunlardan biri hayatını kaybetmiştir. Kızıl hastalığının özellikle okul gibi çocukların bulunduğu yerlerde hızla salgına dönüştüğü ve çocuklarda ölümlerin sık görüldüğü belirlenmiştir. Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti devletlerinde salgın hastalıklardan korunmada okul, iş yeri, ev ve yaşamın her alanında ilk önlemin hijyen ve dezenfeksiyon işlemlerine uymak olduğu belirlenmiştir. Hastalık süresince hastanın diğer bireylerle teması kesilerek izolasyon uygulanarak hastalığın yayılması önlenmeye çalışılmıştır. en_US
dc.identifier.doi 10.24186/vakanuvis.1684935
dc.identifier.endpage 514 en_US
dc.identifier.issn 2149-9535
dc.identifier.issn 2636-7777
dc.identifier.scopusquality N/A
dc.identifier.startpage 480 en_US
dc.identifier.trdizinid 1360386
dc.identifier.uri https://doi.org/10.24186/vakanuvis.1684935
dc.identifier.uri https://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/1360386/osmanli-devletinden-erken-turkiye-cumhuriyetine-istanbulda-kizil-hastaligi-uzerine-bir-inceleme-1880-1930
dc.identifier.uri https://hdl.handle.net/20.500.14517/8741
dc.identifier.volume 10 en_US
dc.identifier.wosquality N/A
dc.language.iso tr en_US
dc.relation.ispartof Vakanüvis Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi (Online) en_US
dc.relation.publicationcategory Makale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı en_US
dc.rights info:eu-repo/semantics/openAccess en_US
dc.title Osmanlı Devleti’nden Erken Türkiye Cumhuriyeti’ne İstanbul’da Kızıl Hastalığı Üzerine Bir İnceleme (1880-1930) en_US
dc.type Article en_US
dspace.entity.type Publication

Files